Çarşamba, 10 Mart 2010

GİRİŞ FORMU






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Hoşgeldiniz
Çarşamba, 07 Mayıs 2008

yeni veb sitemiz  .......  www.ktsd.net

 

 

 

Sayın Genel Başkan Kaya Kanpolat;

Tataristan Cumurbaşkanı ve Başbakanının katılımlarıyla gerçekleşecek olan programı bilgilerinize arz eder başarılı çalışmalarınızın devamını dilerim.

 

Saygılarımla

Abdulkadir Erkahraman

Gsm:536,3990031

TUCEKID Genel Başkanı 

UEKIF Gen.Sek 

 

 

 

 

 

 

Dear Mr Abdulkadir Erkahraman,

 

 

 

I invite you to apply for your free place at The Kazan International Investment Forum at the Korston Hotel, on Wednesday 14 October. Apply now!

Kazan is the most prosperous Russian city after Moscow and St Petersburg, and the most progressive in seeking out foreign investment and making it welcome. Its region is rich in natural resources and has one of the best petrochemical sectors in the world along with a booming consumer sector. 
 

Speakers include:

  • H.E. Mintimer Shaimiev, President, Republic of Tatarstan-Tataristan Cumhurbaşkanı
  • H.E. Rustam Minnikhanov, Prime Minister, Republic of Tatarstan-Tataristan Başbakanı
  • H.E. Marat Akhmetov, Minister of Agriculture and Food, Republic of Tatarstan-Tarım Bakanı
  • Marina Chekurova, Director, Renaissance Investment Management
  • Michael Hoffmann, Head of Volga Federal District, EBRD and Member of the Board, GM-AvtoVaz
  • Airat Khairullin, President, Krasnyi Vostok Agro
  • Igor Nosov, Head, Alabuga Special Economic Zone
  • Jan Randolph, Director of Sovereign Risk, Global Insight
  • Richard Sobel, Chief Executive Officer, Alfa Capital Partners
  • Jean Pascal Tricoire, President and Chief Executive Officer, Schneider Electric 
  • Robert Valfre, International Vice President, Fiat/Case New Holland
  • Matthew Vogel, Head of Emerging EMEA Research, Barclays Capital

To view latest agenda please click here.

 

 

This is the second time that Euromoney will have the honour of working in close co-operation with the Government of Tatarstan as our co-host for an investment and finance conference in the Republic. The 2009 event will build on the success of Euromoney’s inaugural Kazan International Investment Forum which attracted over 300 international and domestic attendees in October 2008, a time when the global financial crisis reached new depths with oil prices plummeting to unprecedented lows. Come and take advantage of this unique opportunity to hear from the leading business, financial and political figures to learn about the significant investment opportunities within the key sectors of this region and its future prospects as we head towards a clearer economic outlook.

 

 

Applying to attend is free* but Euromoney reserves the right of admission.
For further information call +44 (0) 20 7779 8701 or
click here.
* free for corporates, governments, issuers and investors

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 KÜRT AÇILIMINI GÜNDEME GETİRENLERİ ŞİDDETLE KINIYORUZ.

ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik krizi örtbas etmek maksadıyla kasten oluşturulan bu tür sanal gündemlerle milletin kafa karıştırılmakta açlık ve sefalet unutturulmaktadır.Pazarlarda çöplerin içinde yiyecek arayanlara bir çözüm bulmak yerine 3-5 çapulcu bebek katili teröristin talepleriyle ülke gündemi değiştirilmektedir.

TÜRKİYEDE KÜRT  SORUNU DİYE BİR ŞEY YOKTUR.

Binlerce yıldır bu topraklarda aynı değerleri savunan ve bu topraklar uğruna canlarını bile feda etmekten çekinmemiş bu insanların kürt sorunu diye bir meseleleri yoktur.

Bizler bu topraklarda kürt Türk laz çerkez ayırımı yapmaksızın bir sevgi yumağı oluşturmuşlardır.

Et kemikten ayrılmaz.

Ülkemizde yaşayan bu insanların böyle bir talebi bulunmamaktadır.Bu taleplerin nereden geldiği bellidir.Büyük ortadoğu projesi(BOP) kapsamında Irakta gerçekleştirilen operasyonun devamıdır.

PKK ve onun yan kuruluşu DTP ile AKP ve yandaş medyası okyanus ötesi siyaset mühendislerinin tezgahladığı projeleri harfiyyen ugulamaktadır.

Buradan TÜSİAD yönetim kurulu başkanının DTP'ye vermiş olduğu açık desteği de ayrıca kınamaktayız

Başta hükümetimize ve ülkenin birlik ve beraberliğini savunan sivil toplum örgütlerine ortak çağrımızdır.Bu oyuna gelmeyin..

   KITALARARSI SANAYİCİ VE İŞ ADAMLARI DERNEGİ

                YÖNETİM KURULU   (TURK-SİAD)

 

 

 

 

 

MÜSİAD'da burjuva çatlağı!

 

 

Eski Başkan Erol Yarar’ın, MÜSİAD üyesi işadamlarını ‘asli ve yeni burjuvazi’ olarak nitelemesi, MÜSİAD Başkanı Vardan’ın tepkisini çekti. Vardan, “Bu çalışmamıza hakaret” dedi.

 

 

Müstakil Sanayiciler ve İşadamları Derneği’nin (MÜSİAD) kurucu Başkanı Erol Yarar’ın açıklamaları MÜSİAD’ın mevcut yönetiminin tepkisini çekti. Yarar’ın; TÜSİAD’ın “devletten nemalanan, diğerlerinin kökü dışarda” burjuvazi olduğu, MÜSİAD’ınsa kökü içerde, asli burjuvazi olduğu şeklindeki görüşlerini değerlendiren MÜSİAD Başkanı Ömer Cihad Vardan, kendilerinin ‘asli burjuvazi’ olarak nitelenmesini eleştirdi. Vardan, “Tamamıyla gönüllülük esasına göre yapmakta olduğumuz bu çalışmaların başka bir tarafa çekilmesi, en azından yapılan bunca çalışmaya hakaret manasını taşır” dedi.

Vardan, aynı konuda SKY Türk’e yaptığı açıklamada da “Bizim burjuva, burjuvazi ve aristokrat gibi ithal kelimelerle işimiz olmaz” dedi.

MÜSİAD’ın kurucu başkanı Erol Yarar, Star gazetesine verdiği röportajda, “Anadolu sermayesi Batı’daki gibi kendi doğal sürecinde gelişti; Türkiye’nin gerçek burjuvazisi bu yeni sermayedarlardır diyebilir miyiz?” şeklindeki soruya, “Kesinlikle. Çünkü bunlar cephelerde nesillerini tüketmiş ailelerin çocukları. (...) 80’lerde Özal bunları ticarete soktu. 90’larda ise MÜSİAD bu nosyonu dünyaya açtı” diyerek yanıtlamıştı.

‘Kendisini bağlar’
Yarar’ın kamuoyunda tartışılan görüşlerini Milliyet’e değerlendiren Vardan, şöyle dedi:
“Kendisi (Erol Yarar) 10 yılı aşkın süre önce MÜSİAD’daki görevini bırakmıştır. Görüşlerinin MÜSİAD’ın veya tüm üyelerinin görüşleri olduğunu söylemek en azından etik anlamda doğru değil. Biz ülkemizin gelişmesi yönünde ve özellikle Anadolu’daki işadamlarımızın ülkemize katkılarını artırmak adına bir dizi faaliyet yapıyoruz. Bunun altına başkaca bir detay aramaya gerek yok.

Burjuva, burjuvazi, aristokrat, aristokrasi gibi ithal kelime ve onların manalarıyla uğraşmak yerine, ülkeye neler kattığımızla ilgiliyiz. Gönüllülük esasına göre yaptığımız çalışmaların başka bir tarafa çekilmesi, en azından bunca çalışmaya hakaret manasını taşır.”

‘TÜSİAD’la birlikte çalıştık’
Yarar, aynı röportajda, TÜSİAD üyelerinin devletten nemalandığını da ileri sürmüştü. Vardan bu görüşü de şöyle değerlendirdi:

“Kurumlarımız arasında, hitap ettiğimiz kesim, faaliyetlerin uygulanması ve görüşlerde farklılıklar olabilir. Bilhassa belirtmek isterim ki, TÜSİAD Başkanı Sayın Yalçındağ ile katıldığımız birçok toplantıda, ülkemizin yararına olduğunu düşündüğümüz birçok konuyu paylaştığımız gibi, bazı konularda farklı düşündüğümüz de bir vakadır ve bu gayet normal bir durumdur.

Diğer bütün kuruluşların hem başkan hem de birçok yönetim kurulu üyeleriyle özellikle ekonomik krizin etkilerinin azaltılması yönünde yapılan birçok çalışmaya birlikte katılıp görüşlerimizi paylaştık.”

Kurumların herhangi bir çatışma içine çekilmek istenmesinin yarar getirmeyeceğini belirten Vardan, “Yönetim Kurulumuz veya başkan olarak da benden böyle bir açıklama yapılmadığı müddetçe, bu görüşlerin MÜSİAD görüşler veya MÜSİAD’ın tüm üyelerinin görüşleri olduğunu söylemek en azından etik anlamda doğru olmamaktadır.”
Vardan, Yarar’ın, “TÜSİAD geçmiş, MÜSİAD gelecek demek” ifadeleriyle ilgili olarak da şunları söyledi:

“Şahsen ve başında bulunduğum MÜSİAD adına, kurumlar arasında herhangi bir didişme, sürtüşme içinde değiliz. Bu nedenle olayı iki kurum arasına indirgemenin çok basit olduğunu düşünürüm.”

Erol Yarar ne demişti?
Erol Yarar, Eyüp’te bulunan ‘Sohbet Evi’nde, Star gazetesine röportaj vermişti. Bu röportajdaki sorular ve yanıtları özetle şöyleydi:

- 90’lardan sonra yeni bir burjuva sınıfı, bir orta sınıf doğdu...

Ben buna yeni değil asli diyorum. Diğerlerinin sundukları ve Türkiye’nin değeri diye tanıtmak istedikleri hiçbir değerin kültürün kökü, aslı bu toprakta değil.

- Anadolu sermayesi Batı’daki gibi kendi doğal sürecinde gelişti. En azından kavramsal olarak Türkiye’nin gerçek burjuvazisi bu yeni sermayedarlardır diyebilir miyiz?

Kesinlikle. Çünkü bunlar cephelerde nesillerini tüketmiş ailelerin çocukları. (...) 80’lerde Özal bunları biraz ticarete soktu. 90’larda ise MÜSİAD bu nosyonu dünyaya açtı.

- Asli unsurun yokluğunda mı devlet eliyle semirtildi cumhuriyet burjuvası?

Koyunun olmadığı yerde keçiye Abdurrahman Çelebi derler. Ama asli unsur artık olması gerektiği yerde. Devlet eliyle semirtilmediler...

- 1990’da MÜSİAD’ı kurarak Anadolu’daki potansiyeli harekete geçirdiniz.

Potansiyel vardı ama işin şifrelerine sahip değillerdi, biz sahiptik, Allah lütfetti.

- TÜİSAD’dan farkınız ne?

Devletten nemalanmamak.

- Âlemin kralı TÜSİAD mı, MÜSİAD mı?

Sayısal çoğunluk MÜSİAD’da, parasal çoğunluk TÜSİAD’da. Onlarda 40 yıllık sermaye birikimi var ama aradaki fark çok azaldı. TÜSİAD geçmiş, MÜSİAD gelecek demek.

‘Burjuvazi’ nedir?
Ortaçağ Avrupa’sında üretim toprağa dayalıydı. Toprak sahiplerine genel olarak “senyör” (bizde bey, ağa karşılığı) deniliyor, bunlar da topraklarının büyüklüklerine ve siyasi statülerine göre ‘dük’ ‘lord’ gibi gruplara ayrılıyordu. İçlerinden özellikle kral soyundan gelenler ‘asil’ sayılıyor, ince zevkli bu zengin sınıfa ‘aristokrat’ deniliyordu.

Ortaçağın sonunda, toprağa dayalı üretim biçimi zayıfladı, atölyelerde, giderek fabrikalarda üretim yaparak zenginleşen yeni bir sınıf doğdu. Bunlar topraksız köylüleri ‘işçi’ olarak çalıştırdılar. Hammadde işleyerek sanayi ürünleri ürettiler. Senyörler, dükler, lordlar yoksullaşırken, bu yeni sınıf zenginleşti.

Ortaçağ aristokratlarının ince zevklerinin yerini bu yeni zengin sınıfın ince zevkleri almaya başladı. Bu yeni ve kentli sınıf ‘burjuvazi’ olarak adlandırıldı.
(Milliyet

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kıtalararası  Sanayici ve İşadamları Derneği. Kısa adı ise KTSD`dır. Merkezi İstanbul’dur. Ancak gerekli görülen ülkelerde ve illerde genel merkez genel kurulu kararıyla şubeler açabilir. Dernek faaliyetlerini Türk İslam Davası’na ve bütün ülkeye yarar getirecek şekilde yürütür. Türkiye ile Müslüman Türk ülkeleri arasında kültürel ve ekonomik münasebetler kurmak, bunları devam ettirmek, geliştirmek, mübadele yolu ile fikir, sanat, eğitim, ekonomi ve turizm alanlarında tam ve karşılıklı bir anlayış ve işbirliği sağlamaya yönelik teşebbüslere girişmek ve katılmak, ülkeler arasında mevcut anlaşmalar çerçevesi içinde resmi makamların çalışmalarına yardımcı olmak, Türkiye ve Müslüman Türk ülkeleri arasında ekonomik faaliyetleri geliştirmektir.

Devamını oku...
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 5 - 5 Toplam: 5

Döviz Kuru

USD Alış1.5310 YTL
USD Satış1.5384 YTL
EURO Alış2.0811 YTL
EURO Satış2.0911 YTL

Hava Durumu

Site İstatistik

Bugün17
Dün9
Bu Hafta36
Bu Ay133
Toplam8881